7 Kasım 2012 Çarşamba

Kobo Abe


    “cinselliği allayıp pullayacak bir anlayışa tahammül etmek zorunda değilim. Her sabah cinsellikle yenilenebiliriz… cinsellik söz konusu olduğunda, zaten bir kere giydiysek bu elbiseyi, çoktan eskimiştir… ütüleyip, kırışıklarını düzeltirsin, hemen yeni alınmış gibi olur… yenilendiği anda da anında eskiyecektir yeniden… bu rezillikleri dinlemek zorunda mıyım?
    elbette, düzen dediğimiz şey kendisine yakışır şekilde yaşamı güven altına alıyorsa, geri adım atılabilir. Ancak, ya gerçekler? Gökten ölüm dikenleri yağıyor, yeryüzünde de akla gelebilecek her türlü ölüm yüzünden adım atacak yer kalmamış. Bunu, cinsellik de hafif hafif hissetmeye başlamış. İşte elimize tutuşturulan tek kişilik bir gösterinin biletiymiş. Bunu fark ettiğimiz anda, tatminsiz cinselliği karşımıza alıp, çok binişlik bilet sahteciliğine başlıyoruz. Bu, aslında gayet güzel iş yapar. Hatta, ruhsal taciz gerekli bir kötülük olarak sessizce kabul edilir. Bu olmadan,  çoğu evlilik ayakta kalamaz. Cinsel özgürlük savunucularının yaptığı aşağı yukarı aynıdır. Karşılıklı olarak tacizde bulunmayı, çok iyi bir şeymiş gibi mantık haline getirmekten başka nedir ki yaptıkları? Bir kere kabul ettikten sonra, bir hayli keyif alınabilir. Fakat, çekilen perdeyi sürekli akılda tutarak yaşanan bir özgürlük, insanı istemese de psikosomatik cinsel hasta haline getirir”

sf:111

“ got a one-way ticket to the blues, woh, woh..”
şarkı söylemek isteyen keyfince söylesin. Aslında, eline tek gidişlik bilet tutuşturulmuş bir insan, pek öyle kolay kolay gönlünce şarkı söyleyemez. Elinde tek gidiş biletinden başka bir şey olmayan insan türü, ayakkabısının topuğu çakıllara bastığında çıkan sesten bile ürkecek kadar diken üstündedir. Artık daha fazla yürümeye niyeti yoktur. Canı gidiş-dönüş bileti için ağıt yakmak ister aslında. Tek yön bileti, dün ve bugün, bugün ve yarın arasındaki bağın koptuğu, paramparça olmuş bir yaşamdır. Öylesine yırtık pırtık olmuş bir tek yön bileti için ağıt yakabilenler, bir zamanlar gidiş- dönüş biletini sımsıkı yakalamış olan insanlarla sınırlıdır. İşte o yüzden de, biletin dönüş için olan yarısını kaybetmemek, çıldırmamak için neredeyse bir histeri telaşıyla hisse senetleri alır, hayat sigortası yaptırır, sendikayla amirler arasında ikiyüzlüce oynarlar.  Banyo oluklarından, tuvaletin deliğinden yükselen tek yön biletlilerin yardım isteyen çığlıklarından bıkar, kulak tıkamak için televizyonu sesini iyice açarak izler, tek gidiş bileti için gönül rahatlığıyla ağıt yakabilirler. Kapatılan insanın şarkısı, çift yönlü bilet için ağıt bile olsa, hiç kuşkuya kapılmazlar.

sf:128






Kobo Abe- Kumların Kadını



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder