52 Ingeborg Bachmann'dan Paul Celan'a Münih 28-29.10.1957
...
"Hayatın içine" diye tanımlanmalı, diyorsun. Bu, düşlenenler için geçerli. Ama biz yalnızca düşlenenler miyiz? ve bir tamamlanma her zaman olmadı mı ve biz zaten hayatta umarsız değil miyiz, şimdi bile, her şeyin bir adıma, birlikte dışarı, öteye atacağımız bir adıma bağlı olduğunu söylediğimiz zaman bile?
...
her şeyi anlatmak zorunda olmak, (...)Ama sen buna zorunluydun, bense yapmamalıydım, oysa özgürüm ve bu özgürlük içinde kayboluyorum. Bununla ne demek istediğimi biliyor musun? Bu, uzun düşünceler silsilesinden, bir büyülenmeden bir parça sadece.
Benimle sonsuza kadar barışık olacağını söylemiştin bana, bunu asla unutmayacağım. Seni yeniden mutsuz ettiğimi, yine onu ve seni, seni ve beni mahvettiğimi düşünmeli miyim şimdi? İnsanın bu kadar lanetlenmiş olacağını aklım almıyor.
...
...
Sorun daha çok şu: İnsan kendi seçemeyeceği kişilerle dolu bir salona girerse yine de kendisini dinlemek isteyen ve ötekilerden utanç duyanlara bir şey okumaya hazır olabilir mi? Ancak bu noktadan yola çıkarak bir şey yapılabilir, karar verilebilir.
Dünyadan kötülüğün nasıl silinebileceğini bilmiyorum, buna katlanmak gerekip gerekmediğini de bilmiyorum. Ama sen varsın, etkilisin, şiirler kendi başlarına etkililer ve seni de koruyorlar; yanıt bu ve dünyada bir karşılık.
237 Gisele Celan- Lestrange'dan Ingeborg Bachmann'a Paris, 2.1.1973
...
Biliyorsunuz, biliyorsunuz... İnsanın kendiyle, hayatla ilgili çektiği zorlukları. Deniyoruz, yan yollara, çıkmaz sokaklara sapıyoruz, her zaman doğru olmayan adımlar atıyoruz, ve yeniden çıkmaz sokaklarda buluyoruz kendimizi...
Dört yıldır böyle bu. Her zaman böyle olmadığı için şanslıyım. Biliyorsunuz- hem de nasıl bir bedel karşılığında- gerçek hayatı yaşadığım yıllarım oldu, yolun doğruluğu, gerçekliği hep kuşkusuzdu. Bir gün hepsini kaybettim, bu hakikatten uzaklaştım, kendi hakikatimden... O zamandan beri başarısızlıklar birbirini kovalıyor, yanlış yönlere doğru çabalamalar, sonra da yalnızlık- Arkadaşlarım var, iyi arkadaşlarım var bir kaç tane, ve bu benim için çok önemli, ama...
Zaman konusunda büyük sıkıntı yaşıyorum: hala yaşadığım dünle, şimdiki zaman katılan dünle. Bugün ne isem şimdiye dönüşen bu dünden geçerek oldum, ama dün bazen bugünü uyuşturuyor, çünkü fazla mütehakkim. Araya mesafe koymayı denedim, kesinlikle acımasız bir tarzda, ve hep şimdide olan bu dün bana her zaman yetişti. Onu asla yadsımayacağıma, bunu yapmayacağıma, yapmak istemediğime eminim. Onunla birlikte geçirilecek bir hayatla onunla aramda en asgari mesafeyi koruduğum bir hayat arasında denge kurmak hiç kolay değil. Deniyorum, deniyorum, adımlar atıyorum, yürüyorum, ama pek olmuyor.
...
sf:68,106,208
Ingeborg Bachmann- Paul Celan Mektuplar
Kalp Zamanı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder