Ocak
...
14
- Kumkapı'da kız kardeşini kaçırdıkları adamın, kardeşinin eve dönmesinden sonra kendisini kaçıranla evlenmesine izin vermemesi üzerine bu kez 4 yaşındaki kızı Nilüfer'i kaçırıp öldürdüler ve cesedini kapıya bıraktılar.
...
17
- Türkiye'den Suriye'ye kaçırdıkları kız çocuklarını 70 bin liraya satan şebeke yakalandı. Çocuklar zengin evlerinde hizmetçi olarak çalıştırıyorlardı.
...
32
- Yaşar Çelik(18) kız kardeşinin ırzına geçen babasına adliyeden çıkarken saldırıp, boğazını kesti. Kız kardeşi Saadet Çelik(17) altı aylık hamile.
Şubat
...
15
- Parçalanan kadının peruka biçiminde yüzülen saçları İstanbul Fatih Mezarlığı'nın kenarında bulundu. Siyah dalgalı saçlı kadının kimliğini belirleyemeyen polis, Fatih çevresinde son zamanlarda kaybolan beş kadından birinin kurban olabileceğini düşünüyor.
...
18
- Öldürdüğü kadının her gün bir parçasını sokağa atan katil Adana'da yakalandı. Baklava ustası olan Yusuf Torun(20), birlikte yaşadığı sevgilisi Sultan Ardıç'ı (24) hamile olmasına aldırmadan kendisinden ayrılmak isteyince öldürmüş. Kadının cesedini banyoda baltayla parçalayıp daha sonra jiletle doğrayarak parçaları sokağa bırakmaya başlamış. Kadının karnından çıkardığı cenini de Fatih Parkı'na bırakmış. Kadının iç organlarıni bir poşete koyup çöpe atmış.
...
Mart
...
28
-Sinir krizi sırasında kullanılan Halidol adlı ilacın stokları tükendi. İlaç yokluğundan akıl hastaları tedavi edilemiyor.
...
Nisan
...
17
-Sürü filminin oynadığı Süreyya Sineması'na bomba atıldı.
...
29
- 1 Mayıs günü İstanbul'da sokağa çıkmak yasaklandı. Sıkıyönetim Komutanlığı 22 numaralı bildirisiyle Pazartesi akşamından Çarşamba sabahına kadar İstanbul'a giriş ve çıkış yapılamayacağını açıkladı.
...
30
-Halk saat 18:00 den sonra evlerine kapandı. Başbakan Bülent Ecevit Orgeneral Kenan Evren ile görüştü. Ordu ve polis alarmda. AP Genel sekreteri Nuri Bayar, "Nihayet devlet gücünü gösterdi" dedi...
...
Eylül
1
- Sel gitti acı kaldı. çamurlardan çıkarılanlarla ölü sayısı 62 oldu. Maden ocağında mahsur kalan 16 işçiden umut kesildi.
...
5
-Babasının"Bu çocuk senden değil" sözünün etkisinde kalan zabıta müdürü Hacı Tanrıverdi, beşikteki 40 günlük bebeğini bıçakla keserek öldürdü. Çocuğunun beşikte ölüsünü gören anne aynı bıçakla kendi canına kıymak istedi, kız kardeşi tarafından kurtarıldı. Tanrıverdi karakolda verdiği ifadede, "Babam durmadan 'bu çocuk senden değil, 5 yıldır çocuğun olmadı da şimdi mi oldu?' diyordu. kimsenin yüzüne bakamaz olmuştum. Kalbimi dağlayıp çocuğumu öldürdüm" dedi.
...
Ekim
1
-Demirel, "Komünistlerin canı cehenneme" dedi.
...
Kasım
...
25
- AP Genel Başkanı Süleyman Demirel tarafından kurulan azınlık hükümeti, Millet Meclisi'nden 229 oyla güven aldı.
...
Aralık
...
31
- İstanbul da daha önce iki oğlu ve bir kızı şüpheli şekilde öldürülen kör bir kadın kendini astı.
-Yine bir parkta kesik bir kadın kafası bulundu.
...
sf:229- 346
Almanak
(kitabın ikinci bölümü)
Hayat senin için ne demek? Sadece soluk almak mı? Birine bağlanmak mı? Bir ideal uğruna savaşmak mı? Gerçek hayat sizlerin yaşadığı değil aslında biliyor musun? gerçek hayat 'sadece var olmak'tan başka hiçbir ideali bulunmayan bu narın yaşadığı, ya da herhangi bir meyvenin , çiçeğin, ağacın, toprağın sürdürdüğü... Hayat insanlardan çok uzakta, hiçbirinin bilmediği, çözmeye çalışmadığı o gizemli dili konuşan başka canlıların dünyasına ait bir şey. İnsanlar devamlı ölümü yaşıyorlar. Birbirlerini öldürmeyi düşünerek ve ölümden deli gibi korkarak, hayatın farkına varmayarak. Çürüyen bedenlerinin, topraktan başka bir canlı olarak çıkacak olmasındaki harikuladeliği kavrayamıyorlar. Kendilerine yalan cennetler, yalan cehennemler uyduruyorlar. Sahip oldukları hiçbir şeyi yitirmek istemiyorlar. Oysa yitirmek ilerlemektir.
O yüzden mi anlamakta zorluk çekiyorum her şeyi? bize aslında vaat edilmeyen bir mükemmeliyetin peşinde yolumu kaybettim, öyle mi? Bazen öyle şeyler anlatıyorsun ki, gerçekten korkuyorum Şahbaz. Canım acıyor. Hem de işkence görürken acımadığı kadar çok acıyor. Biz hayatın tarifini yapmadan yola çıktık. Bildiğimizi sandık. Belki de bir tarif yapma ihtiyacı duymadık. Ama içgüdüsel olarak bildiğimiz bir şey vardı. Belki cümlelere dizemedik bu bildiklerimizi ama hissettik. Aslında biz de bitkiler gibi yaşamak istedik. Onlar birbirleriyle savaşmadan, hayatı adilane bölüşerek sessiz sedasız sürdürmüyorlar mı? Şair"Bir ağaç gibi hür ve kardeşçesine" derken bunu söylemek istemiyor muydu?
Şairler ve şiirler... Sizin gibiler için en büyük tuzağın şiir olduğunu bilmez misin? Sana anlattığım bunca hikayenin içinde, öyküsünü dinlediğin bunca insanın hayatında hiç şiire yer var mı? Uğruna savaştığını düşündüğün onca insan şiir nedir bilir mi? Bir şiirin derin cümlelerinde boğulup gitmekten korkar onlar. O yüzden şiir niyetine sadece acıklı şarkıların birbirine benzeyen soysuz dizelerini mırıldanırlar. Şiir yalandır. Tıpkı hayat gibi. Şiir hayaldir. Tıpkı hayat gibi. Siz hayata kanar gibi kandınız şiire de, şaire de. Oysa vaat edilen, bir masal dünyasıydı. Bilsen, şair kendi bile anlattığı hayatı bulamamıştı. Oysa şiir...
şuurdan gelir.
sf: 209-210
Mine Söğüt- Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979

Senin bahsettiğin yılda ben daha dünyaya buyur edilmemiştim Mine.. Sonra, Kırmızı Zaman*'dan çıkıp gelmiştim sana,Beş Sevim Apartmanı*'nda cinler perilerle kurulmuş sofrana oturmuş, Madam Arthur Bey* ile sohbete tutulmuştum,Deli Kadın Hikayeleri* taş-taş da ne kelime- bir kayaç gibi oturmuştu boğazıma..
YanıtlaSilSenin bahsettiğin yıllarda ben yalnızca bir karışıklık yaşanmış sanıyordum. Aniden olup bitmiş, izleri silinmeye bırakılmış, mıhları paslanmaya yüz tutmuş, işkence izleri usta cerrah zaman tarafından tedavülden kaldırılmış... ayıplama beni, o zamanlarda yoktum, dünya kimdi sormaya gücüm yoktu..
Şahbaz'dan nefret ettim, Şahbaz'a aşık oldum.. balyozlanırken hikayelerinde aklım, bedenim ağzımla midemin yer değiştirdiği çok oldu. Belki de zamanda yolculuk böyle bir şeydir..
düşünüyorum da benim bu dünyadan uğurlandığım zamandan da sonra birileri başka başka harikulade yılları yazacak mı? hala burada olmadığıma üzülüp, sevinebilecek miyim?
yürüdüğüm kadarıyla değişen bir şey olmadı insanda, insan değişmedikten sonra dünyadan bahsetmek laf-ü güzah.. bir tiksinme hali ile yaşıyorum ve sen "umudum olmasa yazmazdım" diyorsun..
aylara böldüğüm yıllardan tuttuğum çeteleler; cinayetler, sözde özgürlükler, ulu orta patlayan silahlar, faili meçhul!ölümler, gayrimeşrulaştırılmış doğumlar, isyanlar ve yer değiştirmiş şahlar ve vezirler ile doluyken bugünü de yazıyor olsan hangi hikaye değişirdi ki düşünmekten alıkoyamıyorum.. Belki Şahbaz artık mevsim mevsim taşımaz meyveleri, belki Şahbaz'ın elindeki nar, çoktan küsmüştür yaza..
Şahbaz, yalan söyler mi Mine?
Söylememiş, söyleyememiş işte..
*Mine Söğüt' e ait kitap adları.
Sil